.::Genç Edebiyat::.
Hoşgeldiniz,Foruma ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım kriterlerini okuyunuz.Eğer üye olmak istiyorsanız "Kayıt Ol" butonuna tıklayınız.Eğer üyeliğiniz varsa,"Giriş Yap" butonuna tıklayarak üye girişi yapabilirsiniz.Gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler...
FORUM YÖNETİMİ

Bilgi ve İletişim İçin:edebiyatgenc@hotmail.com

.::Genç Edebiyat::.

Çaylak Edebiyatçıların Gayrı Meşhur Toplanma Platformu
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaYeni MesajlarKayıt OlGiriş yapBiz Kimiz?...

Paylaş | 
 

 İnsanlık Utansın...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Teknik Yönetmen
Teknik Yönetmen
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 52
Yaş : 24
Nerden : Adana

MesajKonu: İnsanlık Utansın...   Perş. Ekim 29, 2009 7:45 pm


İlk oyuncakları sapan,taş,ölü bedenleri geride bırakan mermilerin boş kovanları olan çocukalar.Siyah bulutların gölgelendirdiği topraklarda çıplak ayaklarıyla cesaret abidelerine seslenen çocuklar.Dünyanın gözü önünde gözlerinin içine baka baka can veren çocuklar,anneler,yaşlılar ve geride kalan sessiz çığlıklarla dolu koca yürekler...
İnsanların gözü dönmüş hırsına yenik düşmüş merhametin kalmadığı yerlerde yaşamayı öğrenen,geride kalan insanalara geriye atılan insanları hatırlatan mahzun yürekli gözleri bulanık insanlarla dolu coğrafyam.Kan çanağı gözlerinde bitmeyen umut ve zafer şarkılarını içten içe avazı çıktığınca haykıran deli dolu yürekler olan garip coğrafyam.Yine kurumuş yaprak gibi sallansada yerinden,üstünde taşıdığı şeref timsali insanları bırakmamış o mahzun yürekli insanların mahzun coğrafyası.
Hergün ne zaman öleceğim diye merak eden çocukların annelerin olduğu coğrafyam yine sessiz yıllardır olduğu gibi.Bombalı sabahlara uyanan çocuklar var bu coğrafyada.Sabahları çay niyetine kanlı gözyaşı dökülür bardaklara.Emsali görülmemiş bir vicdansızlığın bedelini küşük bedenleriyle ödemesine rağmen birşeyler verilmesi istenen çocuklarımız var buralarda.
Hergün o bar senin bu bar benim dolaşan çağdaş islamcı anneler ve babalarda var buralarda.Yada "Bana dokunmayan yılan istediği kadar yaşasın niye bin yıl sınır getireyim ki" diyenlerde olmuyor değil bu kan kokan yerde.
Modernist fikirlerin hüküm sürdüğü,hergün gazetelerde çarçaf çarçaf cinayet haberlerinin işlendiği ülkede yinede muasır medeniyet deyip ayağını iki metre uzatıp yorganını özel diktiren kapitalist zihinlerde eksik değil.
Ülkenin gençlerini çağdaşlık ve medeniyet denen protez dişli canavarlara teslim eden bir kültürülen buhranın olduğu yerdeyiz.
Muhakak kaybetmeyide göze almış olmamız gerekiyor.İnsan hakları,vicdan deyip orda burda demogoloji yapan büyüklerimizde o minicik elleriyle yardıma uzanan çocukları görmüyor nedense.Bir köpeğin tırnağı için bi taraflarını heba eden hayvanseverlerde yanıbaşında fosfor bombalarına maruz kalan insanları unutmuş gitmiş.
Meydanlarda ona buna sataşan idarecilerimizde gül yerine silah namlularının doğrulduğu çocukları ve insnalardan bi haberler.
Sabah kahvaltısında 5 çeşit yemekle karnını doyuran israf haramdır diyen islamcılar ise almış başını gidiyor.Onların derdi başka.Çünkü onlar şu türbanıma hangi renk bone taksam düşüncesi ile iç içe modaya ayak uydurma çabasındalar.Çünkü onlar yüzyılın katliamını yapan insanları dost belleyenleri kahraman ilan eden kalbi obezite olmuş insanlar.
Çağa ayak uydurma çabası ile kızına en son çıkan yaz kleasyonundan oldukça dekolte elbiseler alan ebeveynlerde yanıbaşında elbise bulamayanlara hiç yanmıyor.
Gece uyurken başı yastığa rahatça giderken,sabah ise o vakit içinde olanlardan habersiz gazetesini okuyup işine gidiyor,akşam dönecek ve hergün aynısı olduğu gibi monoton hayatına devam edecek.
Nasıl olsa yanı başında patlayan bombalar,yanı başında ölen çocuklar yok.Ve nasılsa etrafındaki insanlar gelecek sıkıntısıda yaşamıyor.
Akşam eve dönüp haberleri izlediğinde ise karşısına çıkacak acı dolu bomba altında ölen çocuğu görünce "ne kadar da psikoloji bozucu şeyler izletiyorlar bize"deyip şöhrete kurban edilmek üzere olan çocukların şarkı yarışmasına kumanda çevirecek.Ve pervasızca çocuğuna dönüp "inş. sende bunlar gibi olursun yavrım"demeyide ihmal etmeyecek,bombalı senfoninin en orta yerinde....

__________________________________
ATEŞTEN,
KALLEŞTEN
MIZRAKLI GÜRZDEN
DABBETÜL ARZDAN
DECCALDAN
YEDİ DÜELDEN
KORKU NEDİR BİLMEYEN BEN,
TİR TİR TİTRİYORUM GÜLCEDEN...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.gencedebiyat.blogcu.com
 
İnsanlık Utansın...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
.::Genç Edebiyat::. :: Forum Yazarları :: Fatih Çalışkan-
Buraya geçin: