.::Genç Edebiyat::.
Hoşgeldiniz,Foruma ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım kriterlerini okuyunuz.Eğer üye olmak istiyorsanız "Kayıt Ol" butonuna tıklayınız.Eğer üyeliğiniz varsa,"Giriş Yap" butonuna tıklayarak üye girişi yapabilirsiniz.Gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler...
FORUM YÖNETİMİ

Bilgi ve İletişim İçin:edebiyatgenc@hotmail.com

.::Genç Edebiyat::.

Çaylak Edebiyatçıların Gayrı Meşhur Toplanma Platformu
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaYeni MesajlarKayıt OlGiriş yapBiz Kimiz?...

Paylaş | 
 

 VERİMLİ VE ETKİLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MeHMeT MTS
Alışmış Üye
Alışmış Üye
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 16
Yaş : 24
Nerden : Adana

MesajKonu: VERİMLİ VE ETKİLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI   C.tesi Ekim 31, 2009 3:52 pm

Etkili çalışmak; zamanı, belirlenmiş amaçlar ve saptanmış incelikler
doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır. Etkili çalışma programı
içinde eğlenmeye, dinlenmeye, aileye, sevdiklerine zaman ayırmaya ve
hobilere daima yer vardır.
Başarılı olabilmek için, mutlaka amacın
açık ve net bir tanımının yapılmış olması, buna inanması ve bu amaca
yönelik programların yapılması ön şartlardır. Günlük ve haftalık
programlar içinde amacına zaman ayırmayan kişi amaç sahibi değil, hayal
sahibidir.
Unutmamak gerekir ki; başarılı insan, belirlediği
amaçlarına belirli bir zaman dilimi içinde ulaşmış olan kişidir. Hiç
kimse, dünya üzerinde doğmuş tek bir insan bile başarısız olmak için
yada otomatik olarak başarmak için doğmadı. Bazen şu yada bu kişi için,
"doğuştan şanslı" deriz. Fakat işin iç yüzüne bakınca öyle olmadığını
biliriz.

Potansiyelinizin farkına varın!
Bugünden başlayarak
dilerseniz, yaşamınıza hayal edilemeyecek şeyler yapabilirsiniz.
Geçmişte nerede olduğunuz, yol boyunca karşılaştığınız sorunlar,
kültürünüz veya kültür eksikliğiniz, eğitiminiz yada eğitim
eksikliğiniz hiçbir fark yaratmaz.

Yapamamlardan kurtulun!
Yapabileceğiniz
çok şey var. Yapmak istediğiniz her neyse, "onu" yapmanızı engelleyen
tek şey, programlarınızın içinizde yarattığı olumsuz inançlardır.
Zamanla "yapamayacağınız" inancını kabul ettiniz ve programladınız.
Peki "yapamamlardan" nasıl kurtulursunuz? Bu sorunun cevabı basit
gelebilir. Eğer geçmişte yapamayacağınıza inandıysanız, bundan
vazgeçin. Buna inanmayı terk edin! Bir tercih yapın.
Yapabileceklerinize inanmaya balayın ve yapamayacağınıza inanmayı terk
edin.
Hiç kimse sizden suyun üzerinde yürümenizi, kuruşunu altına
dönüştürmenizi veya bir gecede zengin olmanızı beklemiyor. Hiç kimse
imkansızı yapmanızı istemiyor.
Bizi engelleyen çevremiz değildir.
Kendimize olan inançsızlığımızdır. Kendi kendimizden şüphelerimiz,
potansiyelimizin kapılarında bekleyip, önümüzde uzanan güzel bir
geleceğe doğru adım atmaktan bizi alıkoyar.

Başarının dört basamağı vardır.
1- Ne istediğini bilmek
2- Harekete geçmek
3- Yaptıklarının sonuçlarını fark etmeyi öğrenmek
4- Peşinde olduğunuz sonuçları alana dek davranışlarınızı değiştirmeye hazır olmak.

Virgilius" un dediği gibi; "Bir şey yapmazsanız, hiçbir şey elde edemezsiniz! "


ÇALIŞMAYA BAŞLAMAK
Çalışmaya
başlamak için oturan bir insanın dikkatini dağıtan faktörler ya
çevreden gelir veya kişinin kendi zihninden kaynaklanır. Bu sebeple
çalışma ortamının belirli özelliklere sahip olması öğrenmeyi
kolaylaştırır ve çalışmak için ayrılan zamandan en üst düzeyde yarar
sağlanmasına imkan verir.
Çalışma ortamı mutlaka dikkati dağıtacak
etkenlerden arındırılmalıdır. Ses, başka insanların varlığı radyo,
televizyon ve el altında gazetelerin varlığı çalışmayı engeller.
Mümkünse
çalışma odası özel olarak döşenmelidir. Ancak içinde bulunulan şartlar
göz önüne alınacak olursa çoğu kişinin böyle bir imkanı olmayabilir. O
zaman da bir çalışma köşesi hazırlamak çok yerindedir. Bir çalışma
köşesi, en az üzerinde yazı yazabilecek bir masa ve gerekli olan
kitapların, notların, kağıtların, kalemlerin vb. malzemelerin
konabileceği bir ilave alandan oluşur.
Bu konuda en önemli nokta
çalışma köşesinde daha farklı işlerde de kullanılıyorsa çalışmaya
başlarken temel bir değişiklik yapılması gereğidir. Örneğin yemek
masası çalışma masası olarak kullanılıyorsa, mutlaka örtüsü
değiştirilmelidir. Bu değişiklikler masanın artık farklı bir amaçla
kullanılacağı yönünde "uyarıcı" rolü oynar.
Çalışmayı, çalışma
alanın dışına kaydırmamak gerekir. Bir başka odada çalışmak, koltuğa
geçerek "tekrar yapmak" yerine, bütün bu faaliyetleri çalışma masasında
ve sandalye üzerinde yapmakta fayda vardır.
Çalışma ortamına ait
düzenlenmelerin can alıcı noktası, belirli bir çalışma alanı ile
çalışma davranışı arasında "şartlı refleks" türünden bir ilişki
kurmaktır. Çünkü böyle bir alışkanlık kazanıldığı takdirde, çalışma
ortamına dönmek kendiliğinden çalışma davranışını başlatır.

ÇALIŞMAYI SÜRDÜRMEK
Zihin dağılmasına yol açan sebepler içten ve dıştan kaynaklanabilir.
Zihnin dağılmasına yol açan iç sebepler;
HAYAL KURMAKØ
ENDİŞELERE KAPILMAKØ
Hayal
kurmak, çalışmaya başlayan bir öğrencinin çalışmasını engelleyen, ve en
sık karşılaşılan durundur. Çalışmaya başladığınızda hayalleriniz sizi
içine alıyor ve çalışmanızı engelliyorsa size iki farklı yol önereceğiz;


Birincisi böyle bir durumla karşılaştığınızdav kurmak
istediğiniz hayali kendinize bir ödül olarak verin. "Ders çalışma
seansım bittiği zaman 10 dakika hayal kuracağım" deyin, eğer iç
disiplini kuvvetli bir öğrenci iseniz , çalışma motivasyonunuz
aratacaktır. Bu taktirde kendinize hak ettiğiniz ödülünüzü zevkle verin
ve hayalinizi zevkle kurun.

Ders çalışırken hayale
dalarsanız ve bunu kendinizev ödül verecek şekilde erteleyemiyorsanız
ikinci önerimiz kurduğunuz hayale devam etmeniz ve bitirmenizdir.
Hayallerinizi birden bire keserseniz bir süre sonra onları düşünmeye
başlamanız kaçınılmasıdır.

Beş -on dakika gibi makul bir süre
sonra derse dönemediğinizi fark ederseniz yerinizden kalkın, yürüyün,
hafif fizik egzersiz hareketleri yapın, kendinizi zihninizi ve havanızı
değiştirin.
Zihin dağılmasına yol açan bir başka sebep endişelerdir.
"Bu sınavda başarılı olabilecek miyim?"
"Ya başaramazsam annemin-babamın yüzene nasıl bakacağım?"
"Arkadaşlarım benden çok çalıştı, ben hazırlanamadım."
"Çalışacak bunca konu var, hiç zaman kalmadı mahvoldum, hapı yuttum."

Bu noktada basite indirgenmiş bir formül olarak kendi kendinize şu soruları sormanız gerekir;
"Bu düşünceler benim çalışmamamı kolaylaştırıyor mu ?"
"Bu düşünceler amacımıza hizmet ediyor mu?"
Bu sorulara cevap verecek cevap "HAYIR" olduğuna göre yapılacak olan bu düşüncelerden uzaklaşıp çalışmaya yönelmektir.

HAFIZA VE TEKRARLAMA
Öğrendikten
hemen sonra hafızanın ulaştığı yüksek noktada uygun ve düzenli
tekrarların yapılması, hatırlama miktarını en yüksek düzeyde tutmaya
imkan verir. Bunu sağlamak için hatırlanan miktarın hemen düşmeye
başlayacağı noktada düzenli tekrarlardan oluşan bir programın
uygulanması gerekir.
Örneğin; ilk tekrar 20-40 dakikalık bir
öğrenme seansının sonunda yapılmalı ve 10 dakika sürmelidir. Bu tekrar
hatırlanan miktarın bir gün daha aynı düzeyde kalmasını sağlar. 2-4
dakika sürecek ikinci tekrar 24 saat sonra yapılmalıdır. Bundan sora
bilgi hafızada bir hafta kadar saklanır. Bir hafta sonra yine 2-4
dakika sürecek üçüncü tekrar yapılmalıdır. Dördüncü tekrar; bir ay
sonra 2-4 dakikalık bir süreyle yapıldıktan sonra, bilgiler uzun süreli
hafızaya geçer, ve son derece kuvvetli bir biçimde yerleştirilmiş olur.
Böyle
düzenli tekrarlarla yerleştirilmiş bilgi kişisel telefon numarası kadar
sağlamdır ve yeniden ortaya çıkarmak için çok küçük bir ipucu
yeterlidir.
Düzenli tekrar yapmayan bir insan, öğrenmek için harcayacağı gayreti ziyan eder. Ve kendisini sora sokar.
Gerek
çalışma programını yaparak, gerek tekrar programını yaparken arkaya
arkaya gelecek derslerin mümkün olduğu ölçüde birbirinden farklı
olmasında yara vardır. Felsefe, sosyoloji ve matematik fizik gibi
kavramları açısından birbirine benzeyen derslerin arka arkaya konması
öğrenmeyi zorlaştırır.
Öğrenme üzerinde en az bozucu etkinlik yapan
şey uykudur. Bu sebeple bir öğrenci yatmadan önce 10 dakika süreyle o
gün işlediği dersleri tekrarlayarak uyguya geçer. Ve sabahleyin de güne
bir gece önce yapmış olduğu 10 dakikalık tekrarı yaparak başlarsa,
çalıştıklarını korumak açısından çok önemli bir avantaj sağlamış olur.

ÇABUK UNUTULANLAR & ZOR HATIRLANANLAR
1. Tam anlaşılmamış konular.
2. Rakamlar ve isimler.
3. Bilinçsizce, rast kele öğrendiklerimiz.
4. Aralıksız, uzun süre çalışma ile öğrenilenler.
5. Tekrarlanmayan bilgiler.
6. Mutsuz anlarda öğrendiklerimiz.
7. İstenmeden zorunluluk hissiyle öğrenilenler.
8. Düşünülmeden ezberlenenler.
9. İnançlarımıza ders düşen bilgiler.
10. Değişken zaman ve her yerde öğrenilenler.
11. Olumsuz - mutsuzluk veren bilgiler.
12. Soyut, ilişkilendirmenin zor olduğu bilgiler.
13. Uykusuzken öğrendiklerimiz.
14. Başarısızlığı çağrıştıran bilgiler.
15. İlgi ve bilgi alanımıza girmeyen bilgiler.
16. Bir işe yaramayacağına inanılan bilgiler.
17. Stresli bir durumda öğrenilenler.
18. Çağrışım ilişkileri zayıf bilgiler.
19. Önemsiz olduğu düşünülen bilgiler.
20. Pasif dinlenme ile öğrenilenler.

KOLAY HATIRLANAN & AZ UNUTULAN BİLGİLER
1. Kişiye anlamlı gelen, tam anlaşılmış bilgiler.
2. Rakamlar ve ismiler.
3. Bilinçli olarak hafızaya kaydedilenler.
4. 45 d k (öğren)+5 dk (tekrar)+10 dk. (dinlen) ile öğrenilenler.
5. Çok tekrarlanan bilgiler.
6. Mutlu, neşeliyken öğrenileler.
7. İsteyerek, yüksek motivasyonla öğrenilenler.
8. Üzerinde düşünülerek öğrenilenler.
9. Düşüncelerimizi onaylayan bilgiler.
10. Hep aynı zaman ve yerde öğrenilenler.
11. Olumlu çarpıcı, ilginç renkli bilgiler.
12. Somut bağlandılar kurulabilecek, görsel bilgiler.
13. Uykudan önce öğrenilip, sonra tekrar edilenler.
14. Kişiye başarıyı çağrıştıran bilgiler.
15. İlgi ve bilgi alanımıza giren bilgiler.
16. Nerede, ne zaman, nasıl kullanılacağı bilinen bilgiler.
17. Stressiz bir ortamda öğrenilenler.
18. Öğrenilmiş bilgiler ile çok çağrışım yapan bilgiler.
19. Önemli olduğu düşünülen bilgiler.
20. Aktif dinleme ile öğrenilenler.

Hatırlama konusunda üç altın kural vardır.
Birincisi: Çalışma seansı 20-40 dakikadır, ve bu sürenin sonunda ne hatırlanacağının sınanması gerekir.
İkincisi: 20-40 dakikalık bir çalışma ve on dakikalık tekrarı, 10 dakikalık bir dinlenme izlenmelidir.
Üçüncüsü: Dinlenme sırasında kendinize bir ödül verin, çünkü bunu hak ettiniz...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.dinahlak.com
 
VERİMLİ VE ETKİLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FEN - ANADOLU - DÜZ LİSE ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANLARI 2009-2010
» 6.sınıf Matematik Görüntülü konu anlatımları(H.BURDA)
» Fen-Edebiyat fakültesi
» Bitkilerde Üreme ve Gelişme

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
.::Genç Edebiyat::. :: Lise Öğrenci Platformu-
Buraya geçin: